“Toplumun esrarengizliği; okyanus olan toplum değil, bireydir.“
Osami Dazai

–alıntı*-
“-Bilirsin ya, daha fazlasını toplum kabul etmez…
Toplum dediği tam olarak neydi? İnsanın çoğulu mu? Toplum denen şey tam olarak nerede bulunuyordu? Tüm hayatımı toplumdan korkarak, onu güçlü, ürkütücü ve korkutucu bir şey olarak hayal ederek yaşamıştım. Ama Horiki konuşurken birden anladım.
Toplum dediğin şey sen değil misin?
Bu cümle dilimin ucuna kadar geldi ancak Horiki’yi kızdırmak istemediğim için sustum.
+toplum bunu kabul etmez.
-toplum değil sen kabul etmezsin, değil mi?
+eğer böyle yapmaya devam edersen, toplum sana iyi davranmaz.
-toplum değil yani, sen.
+toplum seni canlı canlı gömer.
-toplum değil, beni gömecek olan sensin, değil mi?
Ancak o zamandan itibaren bu yarı felsefi inancı, ‘Toplum dedikleri bireyden ibaret değil midir?’ fikrini sürdürdüm. Böylelikle toplum denen şeyin bireyden öte olmadığını düşünmeye başlayıp eskiden olduğundan biraz daha rahat bir şekilde kendi irademle hareket edebilmeye başladım.”
-alıntının sonu-
Yazarın toplum olarak adlandırdığı şey Lacan’a göre aslında düşündüğümüz gibi mutlak, bütün ve kusursuz bir otorite değildir. Bir illüzyondan ibarettir yani biri her zaman somut olarak orada ve bize bir şey söylüyor olmayabilir. Toplum ifadesi Lacan’ın Büyük Öteki kavramıyla örtüşür. Burada Büyük Öteki, yasayı koyan biri ya da birileri olarak düşünülebilir. Romandaki karakter hayatını görünmez bir yargıcın kurallarına uyarak, ondan korkarak geçirir. Ancak bir noktada,
“Toplum değil, sen kabul etmezsin.”
ifadesiyle bir kırılma anı yaşar. Bu an, öznenin Büyük Öteki’nin mutlaklığına olan inancının sarsıldığı çözümlenme anıdır.
Artık “toplum”un sözünün arkasında bir insan sesi, bir bireysel yargı olduğunu fark eder. Toplum denilen şeyin belli bir özne değil, gösterenlerden oluşan bir sembol olduğunu görür. Lacan’ın deyimiyle, burada Büyük Öteki’nin eksikliğini görür; orada bir delik açılır onun da bütün, tamamlanmış, eksiksiz bir varlık olmadığını anlar. Bu farkındalıkla birlikte özne artık kendi arzusuyla temas edebilir bu alanı kendisine açmaya başlayabilir. Artık “toplum ne der”in değil, “ben ne istiyorum”un sesine yer açabilir.
O halde Dazai’nin “Toplumun esrarengizliği; okyanus olan toplum değil, bireydir.” ifadesindeki gibi belki de gizemli olan toplumun kendisi değil bireyin bilinçdışının derinliğidir.
Kl. Psk. Burçe Tulpar
*İnsanlığımı Yitirirken, Osamu Dazai. İthaki Yayınları, sf. 77.
#Lacan #Psikanaliz #BüyükÖteki #SembolikDüzen #Öznellik